Bölgede sebze ve meyvelerden yaklaşık 35 çeşit turşu üretiliyor ve bu ürünlerin kalitesinin yanı sıra lezzetinin temel sırrının doğrudan kaynak suyuna bağlı olduğu ifade ediliyor.
Yüksek kalsiyum ve kireç içeriği, turşunun çıtır olmasını sağlıyor.

Gedelek Mahallesi Muhtarı ve turşu üreticisi Orhan Çakar, coğrafi işaret tescilli olan turşunun yapımında Pınarbaşı suyunun vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirterek şunları aktardı:
“Gedelek turşusunun yıllık yaklaşık 40 bin tonluk üretiminin tüm sırrı Pınarbaşı suyumuzdadır. Bu su olmadan bu iş olmuyor. Su, yüksek kalsiyum ve kireç oranıyla sebzelerin yumuşamasını engelleyip kendine özgü ‘çıtır’ (sert) bir doku kazandırıyor. Bu su evlerimize, turşuhanelerimize ve tarıma ulaşıyor. BUSKİ tarafından döşenen borularla her üretim alanına gidiyor. Sebzeleri sağlam ve sert tutmanın yanı sıra onlara lezzet de katıyor. Turşu yerken hissettiğiniz o sertlik de sudan kaynaklanıyor.”
YURT DIŞINA BİLE GÖNDERİLİYOR
Bursa’nın yanı sıra Afyonkarahisar, İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Adana ve Konya gibi farklı illerden getirilen sebze ve meyvelerin bu özel su ile işlendiğini belirten Çakar, yıllık 30 ila 40 bin ton arasında değişen üretimin İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin her yerine ve Almanya, Fransa gibi Arap ülkelerine ihraç edildiğini kaydetti.

TURŞULAR GELENEKSEL YÖNTEMLERLE HAZIRLANIYOR
Gedelek turşusunun köklü geçmişine ve katkısız üretim geleneklerine dikkat çekmek amacıyla Muhtar Orhan Çakar, Pınarbaşı suyunun çıktığı kaynağın yanında bizzat turşu kurdu. Katkı maddesi kullanmadan, doğal yollarla dededen kalma yöntemlerle hazırlanan turşuya tuz ve sirke eklenerek işlem tamamlandı. Ayrıca bölgede bulunan 600-700 yıllık tescilli çınar ağaçlarının bulunduğu Pınarbaşı mevkii, köy halkının ve ziyaretçilerin serpme kahvaltı yapabileceği, çay içebileceği bir dinlenme alanına dönüştürülüyor.